Bayadır buraya yazmıyorum. Aslında buraya yazamadığım için olsa gerek, içimde fırtınalar kopuyo ama çalışmaya kendimi fazla kaptırdım heralde son zamanlarda, oturup iki satır kelam edemiyorum. Neyse efenim, şöyle güzel bi müzik koyalım da tam olsun... Tears from the moon desin Sinead O'Connor. Aslında sanki ben onun kulağına fısıldıyorum da, o dayanamayıp herkese haykırıyo gibi. Eski sevgilim öyle demişti bu şarkıyı ilk dinlediğimizde bana. O zamanlar tam da bu şarkının sözlerini söyleyebilecek durumda bi ilişkiydi çünkü bizimkisi. Şimdi bu satırları okuyorsa eğer ona da selamlar olsun. Nerededir kimbilir İstanbul mu, İskenderun mu... Neyse efenim, çalışmak diyordum, fazla kaptırmak diyordum. Evet, ben nedense(hehe) her sene bu zamanlar inanılmaz bir çalışma enerjisiyle kuşanıyorum. Anlayamadım gitti açıkçası. Bu hızımı anca beyaz atlı bi prens kesebiliyo, ona da kahretsin ki hep yılın bu zamanları rastlıyorum :D Eh, tabi öyle olunca benim bu çalışma aşkım başka aşklara dönüşüyo, enerjimi alıp götürüyo vesaire vesaire... Bi de ben hep rengarenk giyinebilmek istedim ama yapamadım hiç! Ne biliym olmuyo işte. En renklim mor, o da baya koyu bi tonu. Belki de renkli bakıyorumdur? Bendeki renkleri görmek isteyenler benim gözlerime baksındı belki de? Bi de affedebilmek, gurur yapmamak falan da çok büyük erdem bence. Bi de bazen hayatında öyle bi an olur ki, ulan bi kabus bu kadar uzun süremez kahretsin bunlar gerçekten oluyo diye panik olursun. İşte onu farkettiğin an kurtuluşa çok yaklaştın demektir. Sen çok hızlısın da hızını kesmek için doğa sana tuhaf işaretler yolluyo demektir. Bi dur, etrafına bakın. Mutlaka görüceksin o işareti ;)
Biliyorum saçmaladım ardarda ama geri dönüp okuyacak da değilim tüm yazdıklarımı. Eminim ki her okuyuşunda farklı yerden vuracak seni. Hadi sana da selam olsun =)
Biliyorum saçmaladım ardarda ama geri dönüp okuyacak da değilim tüm yazdıklarımı. Eminim ki her okuyuşunda farklı yerden vuracak seni. Hadi sana da selam olsun =)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder