
ağaçlara sarılıp kapadım gözlerimi. fısıldadım herbirine de dileğimi tüm kalbimle. sonra bıraktım kendimi rüzgarın esişine dallarının en tepesindeymişçesine.
kapadım gözlerimi, sallandım ben de onlar sallandıkça. aynı anda sallandık hep aynı yöne..
uzaklara dalıp dalıp giderdi gözlerim. çoook uzaklara.. bilemezdim ki dileğimin o kadar uzakta olacağını.. buldum sonra dileğimi. elimi uzatsam dokunacaktım
sanki ama o kadar uzaktaydı ki, sesini bile duyamazdım.. ben de hiç ayırmadım yanımdan onu.. aklıma koydum, her yere taşıdım onu da benimle birlikte..
aklımdan kaydı gönlüme düştü dileğim sonra. korktum.. ağaçlara koştum sonra yeniden. sarıldım onlara, sordum n'olucak şimdi? cevaplarını bekledim, ama esmedi
rüzgar.. kalbim sızlıyor, ellerim titriyordu.. ellerine o zaman ihtiyacım vardı işte. gözlerime biriken damla süzülmesin diye sıktım kendimi. süzülürse
kurur, iz bırakırdı yanağımda. ama sen olsaydın yanımda, siliverecektin kimsecikler görmeden o damlayı yanağımdan. o sırada kokunu duyacak, bir kez daha
dolacaktı gözlerim. mutluluktan.. sonra sana sarılacaktım, saçlarımı okşayacaktın sen de.. belki bir öpücük konduracaktın saçlarıma.. o zaman rüzgarlar
esecekti, ikimiz birlikte sallanacaktık ağaçlarla birlikte..
ama hala rüzgar esmiyor, yapayalnız orada duruyorum.. sen çok uzaktasın.. çoook uzakta.. ellerim soğuk, gözlerim nemli, uzaklara dalmış...


